Öne Çıkanlar karaalioğlu kent yaşam parkı yerel yönetimler Mavi Kelebekler antalya düden şelalesi karantina

Ucuz üretelim, ucuz yiyelim!

Ürettikleri üründen para kazanamadıklarını belirten çiftçiler, devletin çiftçiye verdiği desteğin yetersiz olduğunu belirtti. Verilen desteğin çiftçiyi rahatlatmadığını belirten çiftçiler, devletin çiftçiye destek olması için yeni pazarlar bulması gerektiğini söyledi.

Abdurrahman Arslan, çiftçinin ancak karnını doyuracak parayı kazanabildiğini belirterek, “Ürünümüz para ediyor; ama dalgalı bir şekilde ediyor. Bir hafta para ediyor, bir hafta sonra yatıyor. Bir de girdiler çok yüksek. Fide, gübre ve ilaç fiyatları düşerse çiftçi o zaman para kazanacak. Domates fidesi 2 buçuk lira. Dönümde 20 bin lira para kazandığımızı düşünelim; 5 bin fideye veriyoruz, 5 bin işçilik, 5 bin gübre ve ilaç. Bize 5 bin lira para kalıyor dönümde. Bununla anca karnımızı doyurabiliriz, ileriye dönük yatırım yapamayız. Çiftçi borçlu. Şu anda kazanılan paralar borç ödemeye değil, ayakta durmaya yetiyor. Sırtımızdaki borç kamburu duruyor. Domateste Rusya’ya bağımlıyız. Rusya’nın tutarsızlığı var, sürekli kafasına göre kota koyuyor. Devlet destekleri ‘yarım elma gönül alma’ şeklinde. Çiftçiye destek verilmesi önemli değil. Önemli olan girdilerin düşmesi. Dönümde verilen destek 60 lira. Bu destek verilse de verilmese de bir şey fark etmez” ifadelerini kullandı.

İsmail Batak, zor bir dönem geçirdiklerini ifade ederek, “Para kazansak bile yevmiyemiz çıkmıyor. Girdiler yüksek, her şey pahalı. Sürekli zarara giriyoruz. Bu sene domatesten zarar ettik. İki liraya satılan domatesten nasıl kar edeceğiz? Devlet bana hiç destek de vermedi. Devletin, çiftçiye destek olması gerekiyor. Borcumuz da rezilliğimiz de çok. Biri çok para kazanıyor, birisi sıfıra çalışıyor. Çiftçinin işi zor. Ben 61 yaşındayım, böyle zor bir zaman geçirdiğimi hatırlamıyorum. Eskiden üç dönüm alan ekerdik, trilyon para kazanırdık. Şu anda cephede savaşır gibi çalışıyoruz. Savaşta yatarsın mevziye, ya düşmanı öldürürsün ya düşman seni öldürür. Ben öyle görüyorum. Esir gibi görüyorum kendimi. Esir adam istediğini yapamaz ya, öyle esir gibiyiz kendi elimizle. Devlet bizim sesimizi duysun. Çiftçiye gereken yardım elini uzatsın” dedi.

Ahmet Arslan, pandeminin de çiftçiyi etkilediğini söyledi. Arslan, “Domates, kabak ve biber ekiyoruz; ama fiyatlar düşük olduğu için para kazanamıyoruz. Gübre, mazot pahalı. İhracat da olmayınca ürünlerin çoğu elimizde kalıyor. 2 liraya domates ne kazandıracak? İşçi çalıştırıyoruz, sel ve fırtına da vurdu bizi. Devlet destekleri de yetersiz. Girdi fiyatlarının biraz düşmesi gerekiyor. Giderlerimizi düşünce elimize para kalmıyor. Pandemi de çok etkiledi. Restoranlar, kafeler ve oteller bizden ürün almayınca sıkıntı yaşadık. Vatandaşın yediği de belli. Çoğu insan asgari ücretle çalışıyor, ona göre alıyor” diye konuştu.

Adnan Tutuşoğlu, devletin yeni pazarlar bulması gerektiğini ifade ederek, “Geçtiğimiz yıllarda para kazanıyordum; ama be sene kazanacağım para belirsiz. Bu yıl umutsuzum. Sürekli pandemiden bahsediliyor; ama pandemi tüm dünyada var. Bir tek bizim çiftçiyi, bizim ülkemizdeki fiyatları etkiliyor. Devlet benim üzerimde kayıtlı olan seraya 200 lira civarında gübre desteği verdi. Bu destek ne işe yarayacak? Çiftçiye verilen sözler tutulmuyor. Destek vermesinler. Benim vergim silinmiyorsa iş insanlarının da vergisi silinmeyecek. Herkes devlete vergisini ödesin. Ben devletten ucuz bir şey istemiyorum; ama benim ürettiğim ürüne müşteri bulsun. Ucuz üretelim, ucuz yiyelim” şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner26

banner25