Öne Çıkanlar antalya hz hamza camii hes kodu servisci saha

Fren patladı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nusret Bayar, gündeme dair açıklamalarda bulundu. AK Parti hükümetinin pandemi sürecini iyi yönetemediğini söyleyen Bayar, vatandaşın pandemi sürecinde 1500 liralık Kısa Çalışma Ödeneği ile geçinmeye çalışmak zorunda bırakıldığını belirtti. Bayar, ekonomi ile tarımın felç olduğunu ve yaşanan tablonun; iktidarın başarısızlığının, beceriksizliğinin ve ülkeyi iyi yönetemediğinin belgesi olduğunu ifade etti.

CİDDİ ÇALIŞMALAR YAPTIK

Nusret Bayar, partisinin pandemi sürecinde imece usulü çalıştığını belirterek, “Ben 2020 yılının Şubat ayındaki kongrede il başkanlığına seçildim. Göreve gelmemden kısa bir süre sonra Türkiye, dünyayı etkisi altına alan pandemiyle karşılaştı. Pandemi sürecinde halkın genel ihtiyaçları olan gıda üzerinde belediyelerimizle birlikte ciddi bir çalışma yaptık. Pandemi sürecinde, Antalya’da Millet İttifakı belediyeleri ciddi çaba harcadı. Çalmadıkları kapı, girmedikleri ev kalmadı. Maske ve gıda temini konusunda açılan her telefona yanıt verdiler. CHP İl Örgütü olarak belediyemiz olmayan ilçelere katkı için 25 binin üzerinde maske aldık ve ilçe başkanlıklarımız aracılığıyla dağıttık. Bu süreç, CHP örgütsel yapısı içinde imece şeklinde geçti” dedi.

UYUM İÇİNDE ÇALIŞIYORUZ

İttifak ortakları İYİ Parti ile çalışmalarının uyumlu olduğunu ifade eden Bayar, “Millet İttifakı, Antalya’da her zaman uyum içerisinde çalışıyor. İYİ Parti ile önemli konularda sürekli görüş alışverişinde bulunuyoruz. Belediyelerdeki kadrolaşmayla ilgili sıkıntılar olduğu söyleniyor. Belediyelerin kadrolaşma yapısı, belediye başkanına ve belediye meclis üyelerine aittir. Burada bizim ittifak ortağı partilerimizin, ‘Bizden az, sizden çok. Sizden az, bizden çok’ demek gibi bir durumu yoktur. Belediye başkanımız, kendi çalışacağı ekibi kendi kurar. O konuda da bir sıkıntı olduğunu zannetmiyorum” diye konuştu.

SÜREÇ İYİ YÖNETİLEMEDİ

AK Parti iktidarının pandemi sürecini iyi yönetemediğini söyleyen Başkan Bayar, şöyle konuştu: “Pandemi sürecinde hükümetin karar almadaki yeteneksizliği, beceriksizliği ve Bilim Kurulu’nu hiçe sayarak tek adamın kararlarıyla süreci yönetmeleri nedeniyle kısa zamanda Türkiye’de vaka sayısı arttı. Antalya, risk haritasında kırmızıya döndü. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakımı koronavirüslü hastayla dolu. Kırmızı çemberi, en yakınımıza kadar gelmiştir. 2020 yılının Aralık ayında aşının geleceği söylendi. Aşılama, Ocak ayının sonuna doğru başladı. Şu anda Resmi Gazete’de yayınlanan karara göre, ithal aşılarda gümrük vergisi sıfırlandı. Bu demektir ki; aşıları özel hastanelere verecekler, devletin kasasında vatandaşı aşılayacak para olmadığı için özel hastaneler aracılığıyla vatandaşların aşılanmasını isteyecekler. Bu koşullarda Türkiye kendi aşısını nasıl üretecek?”.

İKTİDAR SINIFTA KALDI

2021 yılının da pandemiyle geçeceğini belirten Bayar, “Devlet, sosyal devletin yapması gereken hiçbir şeyi yapamadı. Hatta belediyelerin, hayırseverler aracılığıyla yapacağı yardımların önüne geçerek, ‘Belediyeler bağış toplayamaz’ dedi. Belediyeler bağış alıp da hükümetin yapamadığı yardımı yaptı; ama hükümet insanlardan 10 lira para istedi. İnsanları, Kısa Çalışma Ödeneği alıp 1500 lirayla geçinmeye çalışmak zorunda bıraktı. Zengin ve güçlü Türkiye bu mu? Vatandaşından 10 lira bağış alarak aç vatandaşına aş, maskesiz vatandaşına maske dağıtacak konumda bir devlet. Bir maskeyi dağıtamayan iktidar, elbette pandemi sürecini de doğru yönetemedi. Üzülerek söylüyorum, 2021’in de bu şekilde geçeceğini düşünüyorum. AK Parti hükümeti, koronavirüs ile mücadelede sınıfta kaldı” ifadelerini kullandı.

ONLARA MÜBAH VATANDAŞA GÜNAH

AK Parti kongrelerini eleştiren Nusret Bayar, “AK Parti iktidarı kendi il ve ilçe kongrelerini her koşulda, hiçbir şey yokmuş gibi yapıyor. Böyle bir süreçte bu kongrelerin yapılması, aklın ve mantığın almadığı bir konu. Kongre yaptıkları her yerde, harita kırmızıya dönüyor. Akşam evine bir ekmek götürmek için çay ocağını açan ve orada oturup çay içen vatandaşlara virüs var; ama AK Parti kongresine gitmek için 50 kişilik otobüste tıklım tıkış yolculuk edenlere virüs yok. Onlara mübah, vatandaşa günah. En son Ankara’da lebalep bir şekilde Büyük Kongre yaptılar. Türkiye’nin 81 ilinden katılım oldu. Kongre dolayısıyla Ankara başta olmak üzere, tüm Türkiye’de vaka sayılarında patlama yaşanacağını düşünüyorum. Bunların gözünü hırs bürümüş. İktidarda kalmak için insan sağlığını, adaleti hiçe sayarak her şey mübah diyorlar; fakat ne yaparlarsa yapsınlar, gidecekler” şeklinde konuştu.

KENDİLERİNİ MİLLİYETÇİ SANIYORLAR

Andımız’ın kaldırılmasının ve Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin yanlış olduğunu belirten Başkan Bayar, şu ifadeleri kullandı: “Aynı anda Andımız kalkıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çekiliyoruz. Bunlar, kendilerini milliyetçi sanıyor. ‘Yerliyiz, milliyiz’ diyorlar. Andımız yabancı mı? ‘Türküm, doğruyum’ diyorsun. Doğruyum demek suç mu? Bu ülkede insanlar rahat bir şekilde sokakta yürüyebilmeli, güven altında yaşayabilmeli. Kadına, çocuğa, hayvana şiddetin önüne geçilmesi gerekir. Bu olaylardaki cezaların artması gerekir. İstanbul Sözleşmesi, 2011 yılında tüm partilerin oy birliğiyle imzalanan bir sözleşme. Tacize, şiddete uğrayan ve öldürülen tüm bireyleri korur. İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi tamamen siyasidir. Eşcinsel vatandaşları da kapsadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Yanlıştır”.

TÜRKİYE’DE TARIM BİTTİ

Ekonominin ve tarımın felç olduğunu ifade eden Başkan Bayar, “AK Parti iktidarının ekonomi politikalarının hiçbirini kabul etmek mümkün değil. 2002 yılında dolar ortalama 1.7 lira iken, bugün 8 lira civarında. Türkiye’de tarım sektörü AK Parti iktidarında felç olmuştur, bitmiştir. Girdi fiyatları geçen yıla göre birçok üründe neredeyse yüzde yüz arttı. Satış fiyatları ise neredeyse geçen yıl ile aynı. Vatandaş bunun içinden nasıl çıkacak? Önümüzdeki yıl nasıl ürün ekecek? Çiftçi para kazanmazsa, esnaf para kazanmaz. Esnaf para kazanmazsa, devletin bütçesine para gitmez. Türkiye bir tarım ülkesidir. Türkiye, tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydi. Şu anda ithal etmediğimiz bir şey yok. Bu bizim düşünmemiz gereken, kafamızı taşa vurup ‘Biz ne yapıyoruz?’ dememiz gereken bir nokta. Tarımı planlayacaksın, destekleyeceksin ve Türkiye’deki işsizliğin önüne geçeceksin” dedi.

BEĞENMEDİĞİMİZ TÜRKİYE’Yİ ARIYORUM

Türkiye’nin eski günlerini özlemle aradığını ifade eden Nusret Bayar, “2002 yılındaki beğenmediğimiz Türkiye’yi arıyorum. Yolsuzluk, hukuksuzluk yoktu. Korku imparatorluğu diye bir şey yoktu. Ekonomi, eğitim, sağlık ve tarım bu kadar kötü değildi. İsterdik ki; AK Parti iktidarı 19 yılda çıtayı yükseltsin, diğer siyasi partiler de çıtasını yükseltsin ve Türkiye gelişmiş ülkeler ağına doğru yükselsin. Geldiğimiz noktada bunun olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız tablo; başarısızlığın ve beceriksizliğin, ülkeyi iyi yönetemediklerinin belgesidir. Türkiye’nin; iyi bir ekonomik gidişe, üretime, iyi bir eğitime, tüm vatandaşların eşit şekilde faydalanabileceği bir sağlık sistemine ihtiyacı vardır” diye konuştu.

BİZ İKTİDARA HAZIRIZ

İktidara hazır olduklarının altını çizen Nusret Bayar, “Kamyonun freni patlak. Nerede durur, nereye gider, nerede noktayı koyar bilemiyorum. Bildiğim tek bir şey var; CHP olarak, bu ülkenin batmasına veya bir krize girmesine izin vermeyeceğiz. Sürekli sokaklardayız. Hiç kimse içinde bulunduğumuz durumdan memnun değil. AK Parti’ye geçmişte oy veren seçmenlerden, ‘Tekrar AK Parti’ye oy vermeyeceğim’ diyen ciddi bir kesim var. AK Parti’nin oyu yüzde 25 civarındadır. Seçime gitsinler, görsünler. Hodri meydan. Biz iktidara hazırız. Türkiye’nin bu sıkıntıdan bir an önce kurtulması için seçim diyorum. Bu ülkenin tekrar çağdaş, laik, demokratik bir şekilde ve Atatürk’ün izinde yoluna devam etmesi CHP’nin önderliğinde, Millet İttifakı’nın iktidarında olacak” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner26

banner25