Bütün değerli taşların şifa ve enerji veren güçleri vardır. Her taşın vücuda etkileri tek tek belirlenmiş olsa da, tedavi edilecek kişinin hisleri de bu konuda son derece önemlidir. Bir taşa doğru çekildiğinizi hissederseniz bu çekime kulak vermelisiniz. Çünkü bu çekim o an taşa duyduğunuz gereksinimden kaynaklanır. Taşlar ile kusursuz bir şekilde kaynaşanlar, her taşın ayrı ayrı kusursuz sevginin bir ifadesi olduğunu anlarlar. Takı olarak kullanıldıklarında, elektromanyetik güçleri vücudumuzun dış enerji alanı olan auramızı güçlendirirler.

1. Ham Taşlar :
İşlenmemiş, kayaçlardan kırıldığı hali ile olan taşlar enerjilerini tamamı ile koruduklarından tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadırlar. Kayaç içinde genellikle taşın tam orta alanında " Druze " denilen kristaller oluşur. Kayaç parçasını ikiye ayırdığımızda, ortada bir boşluk ve boşluğun içinde de saf kristal oluşumunu görürüz. Taşın enerjisi tam burada yoğunlaşmış durumdadır.

2. Tambura Taşları :
Ham taşlar elde edildikten sonra çevreye ve bizlere zarar vermemesi için, kum yada benzeri aşındırıcılar ile birlikte bir tambura ( kazan ) konulur ve çevrelerindeki pürüzlü yüzeyler kaybolana kadar tamburda çevrilir. Bu işlem yaklaşık 1 hafta kadar sürer. Bu işlem sonucunda taşlar elde ya da kazan taşları ( taşıyıcı taşlar ) üzerinde rahatlıkla hareket eder konuma gelirler.

3. Takı Taşları :
Değerli taşların doğadaki halleri çok fazla kıymetli değildir. Taşları kıymetli ve değerli hale getiren 5 temel özelliği vardır :
* Kesim
* Renk
* Berraklık
* Karat
* Sertifika

Kıymetli taşlar enerjileri ile birbirlerini etkilerler. Bu nedenle takı tasarımı yapılırken taşların doğru şekillerde ve doğru bileşimlerde kullanılması gerekir. Örneğin altın, gümüş, platin gibi kıymetli metaller bütün değerli taşların enerjilerini yükseltir. Kesim, Taşların Saklı Güzelliğini Ortaya Çıkarır Taşların değerli hale gelmesindeki en önemli faktör kesimleridir. Kesilmiş taşların yüzeyleri, onlara değer kazandıran, üstünlük sağlayan yanlarını yani ışığı yansıtma özelliklerini ortaya çıkarır. Buna " faseta " (faset) denir. Fasetalar olmadığı zaman, taşa vuran ışık taşın içinden geçerek kaybolur gider.

Taştaki faseta sayısı ne kadar artarsa, fasetaların kesişim açılarına göre parlaklığı da artış gösterir. Fasetalar gelişigüzel oluşturulmazlar. Taşın şekline göre, büyüklüğüne göre özel hesaplamalarla yapılırlar. Ustalık isteyen bir iştir. Taşın bütün değeri kesiminde ve son cilasındadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner26

banner25