https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

UZAKTAN KONUĞUMUZ SEYMEN ALAADDİN ERCAN

Korona günlerine alıştık sanki. Herkes ilgi alanına göre bir şeyler yapıyor. Bugünkü uzaktan konuğumuz Ankara Kulübü seymenlerinden Alaaddin Ercan. Kendine has bir kişilik o. Bakın neler sorduk, neler anlattı;

11.05.2020 15:22 tarihinde yayınlandı 311 defa okundu 1 defa yorumlandı
UZAKTAN KONUĞUMUZ SEYMEN ALAADDİN ERCAN
       Siz bir seymensiniz. Seymenlik geçmişinizi anlatır mısınız?
       ''Seymenlik özümde var ama 2016 yılından beri Ankara Kulübü Derneği seymenlerindenim. Angara için bir şiir yazmıştım. Hamit Başkaya başkanım davet etti. 'Başkanım ben oynayamam' dedim. O da 'Senin duruşun yeter' dedi. Tabii burası Ankara Kulübü. Seymenlik Oğuz Ata'dan beri gelen bir kültürün devamı. Çok değişik duygularla giyiyorsun elbiseyi. Her Dikmen'e çıkışımızda, Mustafa Kemal'i yanımda hissediyorum.Allah bizi doğru yoldan ayırmasın. Ata izinden ayırmasın. Töremiz, kültürümüz devam etsin diye seymenim ben.''
        Şiir yazıyorsunuz, şair değilim diyorsunuz. Nasıl oluyor bu?
      Saz çalmayı bilsem, aşıklık olurdu belki de. Ebem rahmetli, 'Aşk adamı ağlatır, dert söyletir' derdi. Şairleri bilirim. Çok şiir okudum. Ben kendimi pek şairliğe layık görmem.''
         Pandemi döneminde neler yapıyorsunuz?
      Bu dönemde,kurallara uyuyorum. Aslında kurallara karşı yaşadım hayatı. Ne kadar ülkücüyüm desem de sol yanım ağır basar. Yıllarca meydanlarda gaz yedim, cop yedim, direndim. Ama bu öyle değil. Pandemide, direniş evde. Çünkü, sokakta attığın adım zarar veriyorsa evde duracaksın.Virüs bize, yaşayarak öğrenemediğimiz şeyleri, bir gecede öğretti. Ben de virüs hakkında düşüncelerimi şiir olarak yazdım.''
          Çok tatlı torunlarınız var. Dedeliğinizi anlatır mısınız?
      ''Dedelik çok değişik bir şey. Ben kendim büyümeden, yanımda biten mantar onlar. Ben onlarla tabletlerin, telefonların olmadığı zamanlar daha mutlu oluyoruz. Sen beni Angara'ca 'gırmızı başlıklı gızı' anlatırken görsen. Dedelik bildiğin çocukluk. Aldığım oyuncaklara bakıyorum. Hepsi küçükken hayalini kurduğum oyuncaklar.''
            Virüsle ilgili şiirinizi de paylaşalım isterseniz?
          '' Tabii mutlu olurum''
  Kimi ekmek, kimi yemek pişirdi
  Kimi yattı, anca göbek şişirdi
  Kimi su gaynattı, südü taşırdı
  Yoğurt bile çaldık, aştık la valla
  Bu virüs çoğunun bozdu genini
  Uzattı boyunu, kesti enini
  Bozdu evde erkek egemenliğini
  Padişahlık bitti, demokratlaştık la..
        Hislerini, yaşadıklarını olduğu gibi anlatan Alaaddin Ercan'a teşekkür ederiz. Ben de onun anlattıklarını kendi Ankara ağzıyla aktardım. Sağlıkla kalalım.
 
HABER:SEMA KUMRULU/ ANKARA

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları