https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

TÜRKLERDE RUHUN KUŞ OLUP UÇMASI

Atalarımız, ölümden sonra insan ruhunun dünyadan uçarak, gökteki bir yere göçeceğine inanmışlardı. Bu sebeple göğe yükselmek için ruhun kanatlı bir nesne olması gerektiği inancı hâkimdi.

11.03.2020 16:05 tarihinde yayınlandı 440 defa okundu 0 defa yorumlandı
TÜRKLERDE RUHUN KUŞ OLUP UÇMASI
    Türklere göre ancak her şeyi kapsayan “Tengri”, her şeyi yaratan “Tengri” olabilirdi. Bilindiği üzere Orhun yazıtlarında geçen “Tengri” sözcüğü hem “gök” hem de “Tanrı” anlamına gelmektedir.
 “Üstte mavi gök, altta kara toprak yaratıldığında; ikisinin arasında insanoğlu yaratılmış.” ifadesine göre “ölümlü yaratılan kişioğlu” için ölünce iki seçenek vardır: Kara toprağa girmek veya göğe (tanrıya) yükselmek… Fakat “Tanrı suretinde (ve) Tanrı’dan olmuş” Türkler için yine ona, yani göğe dönmekten başka seçenek olamazdı.
Eski Türkler, ruh-can kavramını tın, süne (ya da sür) ve kut kelimeleri ile ifade etmişlerdi. Tın, bütün canlılarda; süne, sadece insanlarda; kut ise, canlı cansız her şeyde bulunur ve bulunduğu şeye kutsallık kazandırırdı. Eski Türk düşünce sistemine göre insan ölünce ‘kut’ yani ‘ruh’ bedeni terk ederek, kuş şeklini alırdı. Kâinatı kaplayan ‘Hayat Ağacı’nın dalları üstüne konardı.
Orhun Yazıtlarında da gördüğümüz gibi, insan ruhu yaşamdan sonra uçuş formuna girmekte ve ölen hakkında “uçtu”, “kergek boldu” denilmektedir.
    Antalya’da birçok mezar taşında görmeye alıştığımız kuş figürünün bulunması, ölüm ve göğe yükselme, ruhun uçup gitmesi gibi inanışları destekler mahiyettedir ve en güzeli de Antalya’mızda Atalarımızdan miras kalan bu inancın halâ yaşıyor olmasıdır.
 
Kumsal ŞİMŞEK

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları