https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

KORONADA BESLENME

Türkiye'yi saran koronavirüs (Covid -19) gün geçtikçe etkisini arttırırken salgından korunma yöntemlerini vatandaşlar uygulamaya başladı. İlçe diyetisyeni Melisa Leyla Sarıtekeli, koronavirüste nasıl beslenilmesi gerektiğini gazetemize anlattı.

25.03.2020 11:47 tarihinde yayınlandı 751 defa okundu 0 defa yorumlandı
KORONADA BESLENME
Bu süreci millet olarak ve kişisel önlemleri alarak en az hasarla atlatılması temennisinde bulunan Diyetisyen Sarıtekeli, corona virüsünden korunmak için bol bol su tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
Sarıtekeli, ''Hastalık 2-14 gün süren kuluçka döneminden sonra mevsimsel grip gibi başlıyor.  Yüksek ateş, nefes darlığı, öksürük gibi belirgin şikayetlerle birlikte baş ağrısı, gözlerde yaşarma, boğaz ağrısı, burun akıntısı, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler de görülebilir. Sağlık Bakanlığının da bilgilendirmelerinde sürekli değindiği 14 kuralı uygulamak(ellerin yıkanması, tokalaşma/sarılma/yakın temasta bulunmama, bunduğumuz ortamı havalandırma..) hepimizin için uygulaması oldukça basit ve virüsün yayılmasını önleyen tedbirlerdir.
BOL BOL SU TÜKETİN
Bol bol su tüketmek bu dönemde önceliğimiz olmalıdır. Vücuttaki  metabolik olayların devamı ve bağışıklık sistemimizin güçlü olması için ortalama 2-2.5 lt su tüketmemiz gerekiyor. Su içmeyi unutanlar için ağzı kapalı şişelerde bulundukları odada görebilecekleri yerde durması hatırlamalarına yardımcı olabilir.Çalışmaya devam edenler içinse küçük pet şişelerde su taşımak hijyen açısından daha güvenilir olabilir.
Ayrıca bu dönemde de her zaman olduğu gibi güçlü bir bağışıklık sistemi için yeterli ve dengeli beslenmemiz gerekmektedir. Günlük beslenmemizde kaliteli protein kaynakları olan süt, yumurta, et gibi hayvansal kaynaklı besinlere, mevsimine uygun taze sebze-meyvelere, tam tahıl ürünleri ve kuru baklagillere yer verelim.
Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve kan şekeri regülasyonumuzu sağlamak için günde 3 ana, 2-3 ara öğün şekilde beslenmeye devam edelim. Evde durduğumuz için çok  geç saatlere kadar uyumamamız, güne güzel bir kahvaltıyla başlamamız en iyisi olacaktır. Kahvaltımızda anne sütünden sonra örnek protein olan yumurtayı günlük tüketmek uzun süreli tokluk hissine de yardımcı olacaktır.
Badem, fındık, yer fıstığı, ayçekirdeği gibi yağlı tohumlar içerdikleri E vitamini ile antioksidan özellik gösterip bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yardımcı olacaktır.  Tabi burada porsiyon kontrolü de önemli, 5-6 adet badem/fındık/fıstık, yarım çay bardağı çekirdek 1 tatlı kaşığı yağa eş değer.
Taze sebze meyve tüketirken hep aynı sebze meyveyi tüketmek yerine farklı çeşitleri tüketmek içerdikleri vitamin-mineral yönünden de çeşitlilik sağlayacaktır.
Bağışıklık sistemini destekleyen omega 3  yağ asitleri de kişinin durumuna göre balık, ceviz, keten tohumu, avokado gibi besinlerle veya eczanelerden takviye edici gıda şeklinde alınabilir.
Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu olan ve antiosidan özellik gösteren A vitamini içeren besinlere de bu dönemde soframızda ağırlık verebiliriz. Bu besinlere örnek olarak, KC, yumurta, süt, ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, balkabağı verilebilir.
Diğer bir antioksidan vitamin olan C vitamini ile ilgili olarak maalesef hayvansal kaynaklı besinlerde olmadığını söyleyebilirim. Günlük 2 küçük boy mandalina, 1 orta boy portakal, 1 orta boy kivi, 3 adet sivri biber günlük ihtiyacımızı karşılayacaktır.
Bu dönemde dikkat etmemiz gereken diğer bir durumda iyi pişmiş besinler tüketmemiz gerektiği. Herhangi bir zehirlenmeyi önlemek adına et ve yumurta gibi ürünlerin iyi pişirildiğinden emin olmamız gerekiyor. Ayrıca evde durup canımızın sürekli bir şeyler çekebileceği, yaşadığımız stres ve gerilime bağlı olarak paketli gıdaların, çikolata cips gibi besinlerin fazla tüketilebileceği bir dönemdeyiz. Bu dönemde önelcikle tercihiniz her zaman sudan yana olmakla birlikte evde kendi hazırladığınız kek poğaçalara, bol su içeren salatalık gibi besinlere, miktarı fazla ve doyurucu özellik gösteren leblebi gibi çerezleri tercih edebilirsiniz, farklı uğraşlar edinmek, kitap okumak, eve spor hareketleri yapmak zamanın daha hızlı geçmesini sağlayabilir. Diğer bir konu da bu dönemde çok düşük kalorili diyetlerden, detokslardan, popüler ama bilimselliği kanıtlanmamış diyetlerden uzak durmak gerekir.
Toparlamak gerekirse; bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için yeterli ve dengeli beslenmeli, yeterli ve kaliteli uyku düzeni sağlamalı, stresten uzak durmalı, egzersiz yapmalı, sigara ve alkolden uzak durmalı, sık sık elimizi yıkamalı, farklı yüzeylere temas ettiysek elimizi ağza, yüze ve dudağa götürmemeli, elimizden geldiğince kalabalık ve havalandırılması zor ortamlardan uzak durmalıyız.

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları