https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

KONUĞUMUZ RESSAM NURETTİN BAŞKURT

Ankara-Edremit arası görüşmemiz de ilginç şeyler anlattı. Eserleri, yaşadıkları zaman zaman da tarihe doğru gittik.

31.05.2020 23:33 tarihinde yayınlandı 271 defa okundu 0 defa yorumlandı
KONUĞUMUZ RESSAM NURETTİN BAŞKURT
- Nurettin Başkurt kimdir? Nerede yaşar, neler yapar?
Ben 1962 yılında Yozgat'ta doğdum.İlkokulu İzmir'de orta ve lise eğitimimi Yozgat'ta tamamladım.Üniversiteye kayıt yaptırdığım halde, maddi imkansızlıklardan devam edemedim ve askere gittim.Daha sonra Astsubay sınavını kazandım. Yurdumuzun tamamında görev yaptım. Bu süre zarfında Açık Öğretim okuyarak lisans yaptım.25 yılım dolunca emekli oldum ve Edremit'e yerleştim .Edremit'te yaşıyorum, evli ve 3 çocuk babasıyım.
- Resim yapmak sizce yetenek midir? Resim dışında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Her insan bir yetenekle doğar. Kimi yeteneklerini geliştirir, kimileri kullanmaz, kimileri de hor kullanır. Bence yetenek bir başkasının yapamayacağı şeyleri vücut organlarıyla diğerlerinden daha elverişli daha estetik hale getirebilmek. Beyin ve vücudun en uyumlu işlevi kimileri müzik yapar, kimileri yazıyı, sözü, toplumu yönlendirir. Allah, Kuran'da ''Biz insanları farklı kıldık ki birbirlerini tamamlasınlar'' diyor. Farklı olmak, farklı düşünmek gerek. Ben sanatın bir kolu olan resimle küçük yaşta tanıştım. Anlamaya, öğrenmeye o günlerden beri devam ediyorum.Kimi zaman mermer atölyelerindeki atıklardan, mozaik atıklarından heykeller yapıyorum. Bazen de bir sanatsever kendi bahçesindeki mermer kayaya bir şeyler yap diyor. Özgün heykellerimde genelde Türk Tarihinde ki korku mitlerini yapmaya çalışıyorum.Kimi zaman da defterimde noktalama çalışarak duygularımı yansıtıyorum.
- Sizce sanat nedir?
Bu soru çok zor veya çok kolay bir tanımla izah edilse de, ''Sanat'' her şeydir. Hani, Selahaddin Eyyubi Kudüs'ü almak için surların dışına gelir ve Kudüs şerifiyle bir konuşma yapar, ''Bana Kudüs'ü ver. Kan dökülmesin, kimse ölmesin'' Kudüs Şerifi, ''Bu şehri almak için senin de binlerce askerin ölecek. Buna değer mi? Senin için Kudüs nedir?'' Eyyubi Şerif'e bakar, ''Hiç'' der. Ordusuna döner, surlara bakar, ''Her şey'' der...O halde, insan fıtratı devreye girer, hayatta kalma, neslini devam ettirme güdüsüyle bir şeyler yapar. Bu yapılanlar herkesin ulaşamayacağı, yapamayacağı değerler zinciri, kural, kaide ve estetiktir. Bazen de Picasso'nun yaptığı gibi acayip renk ve çizgilerle bir sathı boyamak. Boş bir kağıdın herhangi bir noktasına bir çarpı çizmek...Rodrigo'yu dinlerken kaç kere engin mehtaba daldık? Dede Efendi'yi dinlerken hiç mi gözlerimizi kapatıp, etrafla ilişkimizi kesmedik, veya Yahya Kemal'in Endülüs'te Raks şiirini dinlerken, önümüzde oynayan asufte kokulu kor dudaklı, kızların raksını izlemedik. Münir Nurettin Selçuk'un bestelerini Nesrin Sipahi...söylerse.. Dinleyen, içinde yorumlayan... Sanat bu işte.
- Son yaptığınız çalışmanız sosyal medyayı salladı adeta. Çok eleştiri aldınız. Neler söylemek istersiniz?
Son çalışmam kendimce bir duygumu basit, orantısız, yalın renk ve objelerle anlatma haliydi. İnsanımız alışa gelmiş tarih tezleri ve slogan tarihçilik etrafında beni yargılayıp astılar desem yeridir. Farklı gördüm, farklı duygular besleyerek çizdiğim bir resimdi. En çok kaba eleştiriyi kendilerini özgürlük savaşçısı, ahlak abidesi, okumayı başkasına dayatıp kendisi duyumlarla hareket eden kitleden aldım. Remini yaptığım kişi, asılmasına ramak kala, ''Kırgın değilim'' diyordu. Ben o kişi değilim, kırıldım, hakaretlere maruz kalıp, küçük görüldüm, azarlandım. Böyle acımasız eleştirmeler bizim toplumumuza veya zamanımıza ait değil. Her dönem ve her toplumda var. Bunu biliyorum yine de kırıldım, üzüldüm.
- Üzüntünüzü anlıyorum. Korona virüsle dönemini nasıl geçiriyorsunuz?
Bu dönemi evde geçiriyorum. Sıradan bir kişi olarak tıp ve ekonomik etkilerini konuşacak kadar bilgim yok.Bazen toplumlar çok ileri giderler, bu ileriye gidişler bir çok ahlaksızlığı körükler, değer yargıları unutulur veya halı altına süpürülür.Yardımlaşma, başkalarının ızdırabını anlama, aç kalma, hürriyet duygusu, ölüm, ölüm ötesi, adalet, bu duygular enflasyona uğradı.Neredeyse kaybolacaktı. İşte korona virüs geldi, bizi çarptı.Kalbi durmakta olan bir insana şok uyguladı. Altay Kitabeleri'ndeki ''Titre ve Kendine Dön'' gibi ilahi bir şeydi. Artık insanlar unutulmaya yüz tutan değerlerinin kıymetini bilir diye düşünüyorum.

İlginç bir sohbet oldu. Bilmediklerimi öğrendim, unuttuklarımı hatırladım. Teşekkürler Nurettin Başkurt...
HABER:SEMA KUMRULU/ ANKARA

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları