https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

KONUĞUMUZ RESSAM AYŞE KILIÇ ÖZASLAN

Karantina günlerinde, ressamlarımızın çalışmaları son hız devam ediyor. Kalıcı olan, geriye bıraktıkları izler olacak.

22.06.2020 13:33 tarihinde yayınlandı 436 defa okundu 0 defa yorumlandı
KONUĞUMUZ RESSAM AYŞE KILIÇ ÖZASLAN
 Ressam Ayşe Kılıç Özaslan'da çok güzel çalışmalar yapan ressamlarımızdan. Ben, Ayşe Kılıç Özaslan adı geçince, aklıma şahane at çalışmaları geliyor. Konuk ressamımız, resimleri ve korona günleriyle ilgili neler anlattı;
    
    Sevgili Ayşe Kılıç Özaslan sizi tanıyabilir miyiz?
      Ben 1972 yılında Afyonkarahisar'da doğdum. Öğrenimimi 1993 yılında Hacetepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu'nda tamamladım. Eşimin görevi sebebiyle çeşitli şehirlerde yaşama fırsatı buldum. Bu sayede kültürel ve görsel birikimler kazandım. Lisede keşfettiğim sanat dallarına yönelik ilgim, ilerleyen yıllarda beni resimle buluşturdu.Severek yapmaya ve hayatımın her anını sarmaya başlayan resmi, bir tutku haline dönüştürüp, yağlı boyaya gönül verdim.
   Siz  hem hemşire hem ressamsınız. Resim sanatı ile hemşirelik arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
      Hemşirelik mesleğinin vermiş olduğu yenileme ve canlı tutma iç güdüsünü resmin her köşesinde hissedebilirsiniz. Hemşirelikte nasıl bir dokunuşla bir hayatı değiştirebiliyorsam, bu dokunuşu tuvalime vurduğum bir kaç fırça darbesiyle hissedebiliyorum.Bu yoğun duygular içerisinde bir dışavurum söz konusu ki insanın günlük telaşlarının uçuvermesine sebep olan  üretkenliğin ortaya çıkarak, hayatta yerini bulmasını sağlayan bir duygu.Bir amaç doğrultusunda yaşamaktır hemşirelik ile resim. Dokunduğum insanlarla ölene kadar birlikte yaşayacağım, yaptığım tablolarla ise sonsuza kadar... İnanılmaz bir güç...
        Resim çalışmalarına nasıl başladınız?
          Ben resme kara kalemle başladım. Daha sonra yağlı boya çalıştım. Çoğu zaman realist, empresyonist akımlarıyla yağlı boyalarda natürmort, peyzaj, portre, figüratif resimler çalışıyorum. Daha sonraki yıllarda fuarlara katıldım .İstanbul'da iki, Zonguldak ve Bilecik'te birer kişisel sergi açtım. Art arda üç yıl, Art Ankara Çağdaş Sanat Fuarı'nda yer aldım. 2. İstanbul Artshow Hilton Fuarı'nda, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi çalıştayında bulunarak eserler verdim.
        Çalışmalarınızda at resimleri yoğunlukta. Neden at?
          Atların insanlarla yüzyıllardır kurmuş olduğu iletişimi ele alırsak, onların ne kadar sadık ve sosyal olduğunu görebiliriz. Atlar da aynı bizler gibi bir ömür boyu sürecek güçlü bağlar kurmayı bilirler. Bir insanı kendi sürülerinin yani ailelerinin bir parçası olarak kabul ettiklerinde ne unuturlar ne de terk ederler. Böyle güçlü bir duyguyu her tuvalde hissetmek bana yaşam gücü veriyor. At dediğimizde; çoğumuz dört nala koşan özgür ruhlu bir tablo hayal ederiz. Atların bu özgürlüğü resmimi yaparken, beni özgür kılıyor. Ruhumu, hayal gücümü uçsuz bucaksız bir yolda koşarken hissedebiliyorum. Hassasiyeti ve kırılganlığının yanında bir o kadar güçlü ve asil durmaları, benim onları işlemem için vazgeçilmez bir sebep. 
     Karantina döneminiz nasıl geçiyor? Sanat adına neler yapıyorsunuz?
        Ne yazık ki bu süreci yaşamak zorunda kaldık. Bu durum her ne kadar psikolojik olarak toplumları yıpratsa da kendi lehime çevirebileceğim zaman geçirmeme sebep oldu. Bu süreçte günlük hayatın getirdiği yoğunluktan arınarak, atölyemde uzun ve verimli zaman geçirdim. Bir sanatçının hayal gücünün canlı kalabilmesi için doğayla, insanlarla iletişime ihtiyacı vardır. Zaman zaman düşsekte, üretkenliğin ortaya çıkardığı motivasyonla bu yolculuğu tamamlamaya çalıştım. Bu sürecin bir daha tekrarlanmamasını umuyor ve hepimize sağlıklı günler diliyorum.
          Bu güzel röportaj için Ayşe Kılıç Özaslan'a teşekkür ederiz. O güzel çalışmalarının devamını dileriz.
 
HABER:SEMA KUMRULU/ ANKARA

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları