https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

KONUĞUM POLATLI'DAN RESSAM, ŞAİR POLAT HAN

Ressam şair Polat Han'la yolumuz bir sergide çakıştı. Son derece naif, sempatik bir kişilik. Sanatçı özelliklerini üzerinde taşıyan Polat Han'a ulaştım, tabii keyifli bir sohbet oldu. Polat Han, neler anlattı;

23.09.2020 11:06 tarihinde yayınlandı 342 defa okundu 1 defa yorumlandı
KONUĞUM POLATLI'DAN RESSAM, ŞAİR POLAT HAN
 Sevgili Polat Han, sizi tanıyarak başlayalım.
      Ben, 1973 yılında Ankara-Haymana'nın Karahoca köyünde doğdum.İlk, orta ve meslek lisesi eğitimimi Haymana'da tamamladım.Lise yıllarında şiire, felsefeye ve toplum tarihine çok meraklıydım. 1999 yılında tümüyle şiir, resim, matematik ve çini sanatına yoğunlaştım.
     Sanat adına yaptıklarını anlatır mısın?
      2009 yılında doğduğum ilçede 'Mavi Yarın' adıyla sanat atölyemi kurdum.Resim eğitimi almadan kendi kendime yaptığım milimetrik resim ve çizgisel formdaki yaptığım çalışmalar ilk olarak, Galeri Sanat Yapım' sahibi fotoğraf sanatçısı, emekli öğretim üyesi İbrahim Demirel'den çok övgüler aldı. Aynı dönemde Yargıtay, Danıştay, hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üye ve başkanlarının 40'a yakın portresini yaptım.Yine o yıllarda Türkiye Psikiyatri Derneği Bülteninin bir çok sayısında bilimsel makaleler arasında eserlerime yer verildi. İlk kişisel sergimi 2010 yılında Ankara Ticaret Odası Sergi Salonu'nda 'Milimetrelerde Saklı Dünya' ismiyle sergi açtım. 2011 yılıydı, ülkemizin ilk Kültür Bakanı Prof. Dr. Sait Talat Halman'dan bir yeni yıl kartı ulaştı. Karttaki cümlede; Çalışmalarınız hakkında Cumhuriyet Gazetesinde bir şeyler yazıp yayınlamayı düşünüyorum' yazıyordu. Sanat yolculuğumun en güzel armağanı oldu benim için. Aynı yıl yine Haymana'da 'Mavi Yarın Sanat' adıyla galeri ve çini atölyemi kurdum. Ardından ZENTARA marka adını kullanan Fethiye Kadın Sosyal Yardımlaşma Derneğinin davetlisi olarak Fethiye'ye göç ettim.Fethiye'de 2 yıla yakın çalışmalarım devam etti. Burada seramiklere, şile bezinden özel tasarım kadın elbiselerine, sahilden toplanan yüzlerce oval taşa desenler ve resimler yaptım. Bu arada çocuklara taş boyama dersleri verdim. Fethiye'de  tanıştığım arkadaşımla 2 yıl sürebilen bir evlilik sürecim oldu.
       Şimdi nerede yaşıyorsunuz, neler yapıyorsunuz?
         2013 Mart ayından itibaren Polatlı'da yaşıyorum.Polatlı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Seramik Atölyesi'nde  çalışıyorum. Burada Polatlı'nın tarihi ve kültürel değerlerini seramik tabaklar üzerine nakşediyorum.Yaptığım 10'dan fazla eserim, Polatlı Belediyesi tarafından devlet bakanları ve üst düzey yöneticilere, belediye başkanlarına  armağan olarak verildi.Haymana Devlet Hastanesi iç mekan duvarlarında 5 eserime yer verildi.
        Çizgilerin DNA'sı gibi hissettiğim 16 milimetre çaplı bir daire içinde 24 hayvan 5 insan yüzünün bulunduğu çalışmamın insan uygarlığında ayrı bir anlamı olduğunu düşünüyorum.
       2014-15 yılları arasında Kültür Bakanlığı Tezhip Atölyesinde Ferhan Şenol hocadan tezhip eğitimi, yine bakanlığın minyatür Atölyesinde Nurten Ünver hocadan minyatür eğitimi aldım.
       Birçok karma sergiye katıldım. Sanatyapım Yayıncılık tarafından basılan  '1 Yüz 300 Yorum' isimli kitapta özgün çizgisel formda yaptığım bir portre çalışmama yer verildi. 2010 yılının 1 Mayıs İşçi ve Emek Bayramı için yaptığım Küba Devlet Başkanı ve kurucu lideri Fidel Castro'ya ve yine kendi özgün çalışmamla yaptığım Castro ve Che Guevara çalışmalarım, Küba Ankara Büyükelçilği Kültür Ateşesi  kananlıyla armağan olarak gönderildi.
        16 Milimetrede 24 hayvan fügürü ve 5 insan resmi bulunan bir çalışmanız var. Neler düşünerek o çalışmayı yaptınız?
         Çocukken kırlarda toprağa, çayırlara sırt üstü uzanır ve  şekilden şekile giren bulutları izlerdim. 30'lu yaşlarıma gelince milimetrik dairelerin içerisine büyüteç kullanmadan çıplak gözle resimler yapmaya başlayınca; bir figürdeki eğik çizgilerin  diğer figürlerin oluşumuna da neden olduğunu fark ettim. Sanki bulutlar gibi şekilden şekile giriyor, eğik çizgiler ve bir önceki figürün izini taşıyarak oluşuyordu. İnce uçlu kurşun kalemle çizdiğim resimler; karanlıktan aydınlığa çıktığım mağara ağzı gibiydi ve ben o aydınlıklara düşsel, kurgusal, milimetrik resimler çiziyordum.16 milimetre içerisinde 24 hayvan, 5 insan yüzü olan çalışmamda; daire içine çizdiğim bir kaç figürün eğrilerinden yola çıkarak yeni figürlerin oluşumuyla tamamladığım bir eserdir. İlk bakışta bir korsan başı resmin bütününü oluştururken, detaylı incelendiği zaman bir hayvanat bahçesi sakinleri ve bakıcılarının yüzleriyle karşılaşıyorsunuz.. İşte benim, çalışmamın hikayesi bu.
         ''Sevgili Polat Han bu güzel söyleşi için gazetem ve kendi adıma teşekkür ederim. Hep aydınlıkta kal''
 
HABER:SEMA KUMRULU/ ANKARA

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları