https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

KONUĞUM FETHİYE'DEN SANATÇI AZİZ ÇETİNKAYA

Mezradan, kasabaya uzanan bir hayat öyküsü.Konuğum Sanatçı Aziz Çetinkaya.

10.09.2020 10:06 tarihinde yayınlandı 136 defa okundu 0 defa yorumlandı
KONUĞUM FETHİYE'DEN SANATÇI AZİZ ÇETİNKAYA
  Aziz Çetinkaya kimdir?
          Ben Fethiye'nin Karaçulluk köyünün mezrasında 1954 yılında dünyaya gelmişim. Bir Yörük yerleşim yeriydi. İki aile hayvancılıkla uğraşıyorduk. Evimiz olmadığı gibi yörük çadırıda yoktu. Ağaç dallarından yapılmış turluk (Siyah keçe) denilen kümbet şeklinde bir yer bizim evimizdi. Sel geldiği zaman evin içinde bulunan tahtalar bizi korurdu. Mezra'da sadece 2 aileydik, halamlar ve biz. Benim yaşıtım olmadığı için, sapanım, çam kabuğundan yapılan tel tekerlekli arabam da hiç olmadı.Köye zahire almak için babamla gitmek çok özeldi. Bakkaldan şeker, helva almak için giderken, yolda ne kadar tabela varsa izlerdim. Tabela merakım çocukluktan başladı. O zaman tabela işiyle uğraşacağımı  bilemezdim tabii. Birde bakkalda bulunan gazeteleri toplayıp, dönüşte eşeğin üzerinde ilanlarına kadar okurdum. Babamın eve ilk getirdiği radyo ise benim için bir ışık oldu. O zamanlar kocaman bataryalarla çalışırdı radyolar. 1648 khz. Ankara Radyosu dinlerdim. Özel gonk sesiyle her sabah, 'Demirbank Hayırlı Günler Diler' anansunu hiç unutmam.
        İlkokula nasıl başladınız?
           Köydeki okulumuz, yaşadığımız yere 5 kilometre idi. Okulumu hiç aksatmadan yağmur, sel, fırtına demeden,yalın ayak giderdim. İlkokul öğretmenime sevdalıydım. Rahmetli Sadık öğretmenimiz bizi tarım dersinde bahçede toplar, ''Çocuklar, siz siz olun kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapmayın'' derdi.  Onun bu sözünü hiç unutmadım. Hayatımın her döneminde uyguladım. İlkokul bitince, o zamanlar yaygın olan Öğretmen okuluna  gitmeyi çok istedim. Öğretmen  okulunu kazanmak çok önemliydi. Hele ben kara donla gezdiğim günlerde, öğrencilerin giydiği gri pantolon, lacivert cekete bayılırdım. Öğretmen okulunu kazanamayınca, ortaokul ve  liseyi, Fethiyeye giderek bir akrabalarımızda  kalarak okudum.Lise son sınıfta iken,annemle 100 keçimizi  kayı dağına çıkarmamız gerekiyordu.Köyden geçerken arkadaşlarımdan utandığım için keçilerin arasına saklanarak giderdim. Bu anımı da hiç unutmadım. Maalesef
maddi olanaksızlıklar yüzünden üniversite okuyamadım.
        Sanat, hayatınızın neresinde? Siz ressam olduğunuzu kabul etmiyorsunuz.
              Ben uzun yıllar çocukluğumdan kalan merakla, tabelacılık işi yaptım. Tabela işini nasıl ustasız başardıysam resim çalışmalarımda da hiç ders almadım. Sadece lisede okurken, öğretmenlerim çizimlerimle ilgilenirdi.Benim resimlerime eleştirmenler, sanatçılar resim demez. Tabelacılıktan kalan birikimle çalışıyorum. Büyük bir ustanın tablosunun bir bölümünü tamamen spontane olarak çiziyorum. El çabukluğu marifet diyelim. Ana temam çiçek ve 30 saniye içinde bitiriyorum.. Birde köyüme yaptığım Atatürk silüetim bulunuyor. Şiir de yazarım ara ara. 
       
          İş hayatınızla ilgili neler anlatır sınız? 
             Lise yıllarında tabela işine hiç bilmeden başladım. Yağlı boya ile yapmaya çalışıyordum ama olmuyordu Bir gün bir amca 'Oğlum plastik boyaya su kat' deyince koşarak plastik boya aldım.Baktım yazdığım yazılar artık oluyordu. .Ardından ticarete başladım.Her şey iyi giderken, babadan kalan malları teker teker satarak en son tefecilerin eline düştüm.1990-98 yılları arası tefecilere karşı büyük bir hukuk savaşı verdim.Karanlık işlere hiç girmedim. Hukuk yolundan hiç şaşmadan bu günlere geldim.
         Fethiye'de showroom açma hazırlığı içindesiniz. Sizden dinleyelim.
         Fethiye'de bulunan bana ait 5 katlı binada galeri hazırlığı yapıyorum. Fethiye'de ilk showroom olacak. Çatı katı workshop olacak. Fethiye manzarasına karşı, ressamlarımız hem çalışma yapıp hem de sergi açabilecekler.Bir katına amatörler için sahne koydum. Org ve bateri eşliğinde isteyen müzisyenler çalışma yapabilecekler. Diğer bir katta, radyo yayın odamız bulunuyor.Burada sanat programları ve sanat haberleri yapılabilecek.Radyo kafede eski şarkılar çalacak,isteyen çayını kahvesini içebilir. Diğer bir bölümüde sosyal sorumluluk projesi için ayırdım.Fethiye'de bulunan Ata Tohumculuk yöresel ürünleri satılacak. İsteyen hediyelik olarak alabilecek.Hazır olan ofisimiz de ise, toplantı yapılabilecek.Tüm hazırlıklarını yaptığım bu bina da açılış için, pandemi sürecini ve sıcaklıkların bitmesini bekliyorum. Bizim Fethiye'mizin paltosu yoktur. Yazın genellikle gelinir ama sonbahar ve kış ayları da çok güzel olur.
        Sevgili Aziz bey, hayat size neler sundu?
            Tabii benim anlattıklarım 1-2 saatlik sohbete sığmaz. Ben kısaca anlattım. Benim hayatımda en acı olaylar bile mutluluğa döndü.Bu açıdan şanslıyım ben.
        " Aziz Çetinkaya size çok teşekkür ederim. Bende özetleyerek yazıya döktüm. Çok etkilendim yaşantınızdan. Ailenizle birlikte hep mutlu kalın."
 
HABER:SEMA KUMRULU/ ANKARA

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları