https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

İNSANLAR VE SEMBOLLER

İnsanlık tarihi, sözden imgeye yolculukta hep içinde yaşadığı doğadan esinlenmiş, kavrayışının ötesinde bulunan şeylerden korkmuş, tanımlayamadığını cisimlendirmiş, simgeler üretmiştir.

14.05.2020 18:02 tarihinde yayınlandı 135 defa okundu 0 defa yorumlandı
İNSANLAR VE SEMBOLLER
Yani görünmeyeni anlayabilmek için görünür temsiller haline getirmiştir. Korku, çaresizlik, geleceği bilme arzusu, kötücül güçlerden korunma gibi nedenlerini bilemediği olaylarla baş edebilmek için oluşturduğu soyut kavramlara anlamlar yüklemiştir.
Sembollerin hepsinin büyüsel, dinsel öyküleri vardır ve insanlığın ortak mirasıdır, bilinçaltında yaptığı çağrışımlar aynıdır. Her şey sembol olabilir ama hiçbir şey kendiliğinden sembol olamaz.
Düşlerimiz sembollerle doludur. Analitik psikolojinin kurucusu, Jung, uygar insanlara da hem iç hem dış dünyadaki sorunları ile baş etme konusunda rehberlik ettiğini söyler. Düşlerimizin çoğunun dış yaşamımızın ayrıntıları ile dolu olduğu doğrudur. Bahçemizdeki bir ağaç, pencereden gözüken bir bisiklet ya da yürüyüş esnasında gözümüze takılan bir taş parçası düşlerimizde sembolik olarak ortaya çıkabilir. Dolayısıyla rüyalarımız sembol üreten ana kaynaklardan biridir ve rüyalarda spontane olarak ortaya çıkarlar. Bazı semboller de kökenleri ve nitelikleri açısından bakıldığında, bireysel değil kolektif olarak oluşmuşlardır. Dinsel imgeleri bu şekilde değerlendirebiliriz. Şu bir gerçektir ki dinsel imgeler, kavramlar yüzlerce yıllık bir yaşam tortusunun süzülerek gelmesi sonucu oluşmuştur, yani kolektif tasarımlardır. Bu imgeler anlık tezahürlerdir, bilinçli oluşumlar değillerdir.

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları