https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/

HİTİT’İN KORONA BELASI

Milattan önce 1325. Hitit Sarayı, Hattuşa.

22.04.2020 11:25 tarihinde yayınlandı 97 defa okundu 0 defa yorumlandı
HİTİT’İN KORONA BELASI
Gün yeni ağarıyordu. Sabaha kadar yatağında kıvranıp durmuş, bir türlü uyuyamamıştı. Daha fazla duramadı kalkıp, giyindikten sonra kapıya bağırdı.

“Muhafızlar!..”

Aralanan kapıdan eli mızraklı, başı miğferli iri yarı genç bir muhafız, “emrediniz kralım…” diye hazır ola geçti.

“Büyük Mabede gideceğim, hazırlık yapılsın.”

Çok geçmedi… Kral Murşili, muhafızlar arasında tapınak kapısından içeri girdi. Görevliler tepsilerle taşıdığı yiyecek ve kurban ekmeği ile şarap dolu testilerle arkasında yer aldılar. Kral getirilen armağanları tanrısına sundu. Şarap testisini alıp, Tanrı Teşup’un ayaklarının dibine döktü.

“Ey tanrım ve diğer tanrılarım… Ben sizlere ne yaptım, ne günah işledim? Beni yaratan, ölümü yaratan tanrım!.. Ben size ne yaptım ki bana, ülkeme bu hastalığı verdin?”

Kral Murşili tırnaklarını, saçını kesmiş yıkanmış temiz elbiselerini giyinip tanrısının karşında yalvarıyordu. Kendisi de yarı tanrıydı ama baygıda kusur etmeden ellerini birleştirip, başını kaldırarak tanrısının gözüne bakarak yakarışına devam etti:

“Siz Hatti’nin, dağların, ırmaklar, pınarların, yer altının, eski yeni, bütün erkek ve kadın tanrılarısınız. İşte ben rahibiniz, kulunuz ‘Büyük Kral Murşili’ olarak karşınızda dua ediyorum. Duamı hangi konuda ediyorsam, o konudaki sözlerimi işitin. Siz tanrılar, efendilerim, Hatti Ülkesi’nde salgın oldu. Yirmi yıldan beri Hatti ülkesinde çok sayıda kayıplar, ölümler oldu. Nüfusumuz çok azaldı. Bunun nedeni olarak aklıma babam Tuthaliya’nın oğlu; genç kardeşim genç Tuthaliya’nın ölüm konusu geldi. Kardeşimi, babamın öldürmesinin intikamını ondan alacakken, benden alıyorsunuz. Babam Tuthaliya’nın katli yüzünden öldü. Babamın tarafını tutan prensler, beyler, binbaşılar, yüksek rütbeli subaylar da bu yüzünden öldüler. Ülkemin halkı da bu yüzden ölmeye başladı. Ülkem şimdiye kadar çok acı çekti. Şimdi veba salgını daha da kötüleşti. Ülkemin nüfusu çok azaldı. Ben, sizin hizmetkârınız Murşili, kalbimdeki heyecanı, vücudumda korkuyu yenemiyorum.”

Tanrısına gözyaşları içinde yakaran kral, veba salgınına neden olarak, kardeşinin babası tarafından öldürülmesini görüyor, yalvarıyor, ama fark ettiği bir nedeni de dile getirmek istiyordu:

“Tanrım, sen babamın kardeşimi öldürmesi konusunda yani bu işlediği suçta onu haklı görmüştün ve hatta ona, Mısır Ülkesi’yle yaptığı savaşta yardım etmiş, Mısırlı binlerce esiri ülkemize köle olarak getirmesine izin vermiştin. İşte o tutsaklar arasında vebadan ölmeye başlayanlar çoğaldı ve bu hastalığı bütün ülkemize yaydılar” diyerek tanrısını üstü örtülü suçlamış, ardından da, “eğer salgın devam ederse, size kurban ekmeği ve içki sunacak kimse kalmayacak” diyerek tanrısına şantaj yapmıştı.

Murşili, yine de tanrısına sığınarak yakarışını şöyle devam ettirdi:

“Efendim, ülkemin Fırtına Tanrısı beni yaşat!.. Tanrılarım, tanrısal adaletini göstersinler! Biriniz rüyasında ölümlerin nedenini görsün sebebini bulsun!.. Bizi bu beladan kurtarırsanız, sizin boynunuza sarpa ağacından bakır kaplı bir broş asacağım!.. Efendim ülkemin Fırtına Tanrısı lütfen sen beni yaşat!.. Salgın Hatti Ülkesi’nden artık toplansın ve kovulsun!..”

Eee… Can kıymetli, yaşam tatlı ve çaresizliğin insanı götürdüğü nokta bu işte…

Karşısındaki tanrı da olsa yalvarmayı, yakarmayı aşıp rüşvete hatta şantaja kadar uzanmanın acizliği…

Bu tarihi yaşanmışlıkta bir gerçek vardı; Hala günümüzde de geçerli olan…

Bela, bir yerden çıkar büyür, kabuğuna sığmaz ve tüm dünyaya yayılır.

Soruyorum:

“Bugünlerde yaşadığımız “Covid 19” belasının, Anadolu’daki kralların bile canını alıp, onları yalvartan günümüzden yaklaşık 3360 yıl önceki; Mısır’da pislikten türeyen vebadan ve de MS. 541, 684 ve 1348 yıllarında üç kez daha yine aynı yerden çıkıp, Anadolu’ya ve Avrupa’ya yayılarak, sonuncusunda yaklaşık 24 milyon insanın canını alan, yetmedi bu katliamdan iki yüz yıl sonra bir kez daha ortaya çıkıp, 15 yy.da Avrupa nüfusunun % 15’ini yok eden veba salgınından ne farkı var?
Sağlıcakla  uzun yıllar diliyorum.
 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları