https://www.facebook.com/Aksu-Gazetesi-836498566417813/?ref=bookmarks

BEKLENTİ

Bu yazıyı ilk yazdığımda bir arkadaşım Tayfun’a mail olarak attım oda cevaben bana attığı mail yazımın alt kısmında yer verdim. Ne güzel dersler çıkarmalıyız yaşamımızdan değil mi…

22.05.2019 11:24 tarihinde yayınlandı 124 defa okundu 0 defa yorumlandı
BEKLENTİ
Beklenti hayatın virüsüdür. Bir şey yaptıgında karşılık bekliyorsan, beklentine cevap aldığında mutlu, alamadığında ise mutsuz olursun. Beklentin karşılanmadığında karşındakini nankörlükle suçlayabilirsin. O yüzden beklenti içinde olmamak gerekiyor, içinden geldiği için yapmalısın, yaptıklarını. Beklentiyi bir kenara koyarsan mutlu olursun. 
 
Olanı oldugu gibi kabul etmelisin. Oldugu gibi kabul etmezsen acı çekersin. Unutma, yaşadıkların; kendi iç dünyanı görebilmek için insanlara verdiğin rollerdir. İnsanlar gelip bu rolleri oynadıklarında, eğer bu bilgelikle bakabilirsen kendi içindeki bastırdığın yanlarını görebilirsin. Bunlar rahatsız olduğun şeylerdir. Eğer bu bilgelikle bakamazsak karşımızdaki insanı suçlarız. Ben onun için saçımı süpürge ettim, onun bana yaptıgına bak, ne kadar kötü bir insan diyebiliriz. Buradaki fırsatı görüp değerlendirmek lazım. Yaşadıklarımızı sorun olarak değil, fırsat olarak görmeliyiz. Çince bir kelime vardır; hem sorun hem de fırsat anlamına gelir. Yaşadıklarına hangi açıdan baktıgına göre değişir bu durum. Yaşadıklarımızı, fırsat ya da sorun olarak etiketleyen biziz. Yoksa o durumun kendisi sadece olandır. Mesela dersinki; ben gök kuşağını istiyorum. O zaman niye yağmur yağıyor demiyeceksin. Niye ben ıslandım demiyeceksin. Gök kuşağını istiyorsun. Gök kuşağı yağmursuz olur mu? Olmaz. Başına ne geliyorsa, bu senin istediklerin sonucunda gerçekleşiyor. Senin istediğin şeyler, belki bilinçli olarak istemediğin şeyler ama ihtiyacını duyduğun şeyler. Onu yaşayarak deneyimleyerek ulaşıyorsun o senin gerçekten istediğin şeye. Mesela güçlü olmak istiyorsun, kimse sana, al sana güç demez. Sana seni zorluyacak deneyimler sunulur, böylece güçlü olma fırsatını yakalarsın. Onları aştıgında güçlü olursun. Bu deneyimleri yaşarken; neden ben diye sorarsan görmen gerekeni göremezsin. Bir şey yaşadığında burada görmem gereken, fark etmem gereken şey ne, neden kendime böyle bir gerçeklik oluşturdum? Bu şekilde sorduğumuzda cevapları alır ve o şekilde yolumuza devam ederiz. O zaman dilediğimiz gibi bir hayat oluşturmakla kalmaz, her durumda mutlu olmasını da biliriz.
Tayfun’dan gelen mail.
Hocam ben bu yazıyı birkaç yıl önce yazmıştım bu yazı benim kendi hayatımdan bir kesit  sizin beklenti ile alakalı bu mailinize uygun olduğunu düşünerek size göndermeyi uygun buldum.
AŞK
“AŞK gerçekten üç harften mi ibaret bakıldığı zaman; Üç harfli ama aslında öyle değil AŞK kimilerine göre huzur mutluluk şükür kimilerine göre dert pişmanlık ve NEDEN BEN NEDEN BEN diye inlemeleri dilden döktüren bir kelime
AŞK aslında kendi tercihimiz; bizim arzularımızın isteklerimizin neticesi. Birine aşık olursun ama bu tercihimiz ne kadar bizim elimizde
Elimizde olsa bile aşk öyle bir durum ki gözleri kör eden kulakları sağır eden ayakları kötürüm eden bir olgu değil mi ?
BİR yağmura tutuluyorsun önce ıslanmak hoş geliyor ama ne zaman öksürmeye ateşlenmeye başlayınca başlıyoruz neden yağmurda ıslandım diye konuşmaya
Oysa biz istemedik mi yağmurda ıslanmayı Aşk da öyle değil mi
Önce onsuz olmaz diyoruz o olmadan yaşayamam diyoruz fakat bir de bakıyorsun aynı odada kalmaya bile tahammül edemez hale geliyoruz peki neden
Tabiki tercihlerimiz! biz tercihlerimiz neticesinde yaşıyoruz hayatı bu yüzden aşık olupta yüzü gülenlere şükredenlere iyiki varsınız
Bir de başını taştan taşa vurmak isteyen bazen gizli gizli ağlayıpta ah edenler gelin bi kucaklaşalım sarılalım birbirimize çünkü yeryüzünde inanın yalnız değilsiniz
Hele bir de ben demiştim sana oh olsun diyenler yok mu onlar daha da vahim işler yolunda giderken herkes pusuda, ama ne zaman bir sendelersen ne zaman bir zik zak çizersen bil ki o zaman felaket tellalları  işine başlamıştır bile bazen dilleri ile bazen bakışları ile ısırmak ister işte onlara verebileceğiniz en güzel cevap ,yine seçtiğiniz aşkınızdır bunu unutnayın sizi konuşturan da sizi dilsiz edende seçtiğiniz aşkınızdır.”
Yaşamımızı bir gözden geçirelim. Nerde bilmeyerek hata yapıyoruz insan vücudu sözlerle değil hissiyatla eyleme geçer. Hissiyatla alakalı bir yazımızda ileride sizlerle paylaşacağım.
 
 
 
 
 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

500

Adınız Soyadınız :

Yorumlar Yükleniyor ...
Facebook Yorumları